Tarihçe

İSPİR İLÇEMİZ TARİHİ

İspir’in bulunduğu Çoruh boylarının tarih çağı M.Ö IX.yüzyıl sonlarında başlamaktadır. .M.Ö 680 yıllarında Saka Türkleri Kafkas Dağlarını aşarak Anadolu’da görülmeye başlar. M:Ö.665 yıllarında Saka Türklerinden Saperler Çoruh boylarına yerleşir .Malatyalı tarihçi Anabasis bu bölgedeki kabileden İspiritis diye bahsetmektedir.M.Ö.519 yılında Pers İmparatoru I.Daryus zamanında Saperler Pers hakimiyeti altına; M.Ö.140 yıllarında Sakaların Pam oymağından çıkan Küçük Arsaklılar Devleti’nin eline geçer.

Romalıların Anadolu ve Suriye’yi fethe çalıştığı sıralarda İspir bölgesi Arsaklılar ve Romalılar arasında el değiştirir. M.S.665 yıllarında İslam Araplar Erzurum bölgesini alınca İspir 300 yıl boyunca Arapların idaresinde kalır. (Emeviler,Abbasiler) X. yüzyılında Abbasilerin zayıf düşmesinden istifade eden Bizanslılar bölgeyi hakimiyetleri altına 1049 yıllarında Büyük Selçuklu komutanlarından İbrahim Yınal Hasankale Savaşından sonra İspir bölgesini ele geçirir. Ancak bölge tam anlamıyla Büyük Selçuklu Devleti’ne bağlanamaz. 1071Malazgirt Savaşı’ndan sonra İspir ve çevresi tamamen Müslüman Türklerin eline geçer.

Anadolu Selçuklu Devleti yıkıldıktan sonra çeşitli devletlerin himayesi altında kalan İspir bölgesi 1401-1502 yılları arasında Akkoyunlular’ın himayesinde kalır.Nihayet Eylül 1514 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına Birinci Dünya Savaşı döneminde İspir ve çevresi 1916 –1918 yılları arasında Rus işgali ve Ermeni mezalimine uğramış;25 Şubat 1918’de Kazim Karabekir Paşa komutanlığında 1.Kafkas Kolordusuna bağlı birliklerce vatan topraklarına katılır.

 

İSPİR'İN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞU

Birinci Dünya Savaşı devam ederken bir çok olumsuzlukla baş göstermekteydi ki bunlardan Doğu Anadolu ve Osmanlı İmparatorluğu için çok büyük önem arz eden Enver Paşa komutasındaki iki kolordumuzun Sarıkamış taarruzunda Allahuekber Dağlarında donarak mahvolması, beklenen müdafaanın yapılmasına imkân vermedi. Esasen Osmanlı Devleti Birinci Dünya Harbine hazırlıksız girmişti. Bu sebeple ordularımız düşman karşısında çekil­mek zorunda kaldı. 1915 senesi Ocak ayında Halit Bey (sonradan Paşa), Kafkas Kolordusuna bağlı iyi vatanperver bir Türk kumandanıdır. Düşmanın ilerleyişi karşısında bir şey yapmak istiyordu. İspir'in erkan ve eşrafı ile konuşan Halit Bey, 1915 senesi Ocak Ayının son haftasında Ispirlilerden de aldığı kuvvetlerle Devedağı'ndaki Rus kuvvetleri ile kanlı bir boğuşmaya girdi. Rus kuvveti, Ödük Yaylasına kadar geri çekildi. Bu sırada Halit Bey Erzurum'un Ruslar tarafından işgal edildiği haberini aldı. Bu haberi büyük bir teessürle, elemle alan Halit Bey, halkı daha fazla perişan etmemeyi düşünerek geri çekmeyi uygun buldu. Halkın da muhacir olarak hiç değilse hayatlarını olsun kurtarmalarını bildirdi. Halk, giden kumandan ve askerlerini yaşlı gözlerle uğurladı.

1915 senesi Şubat ayında Rus askerleri İspir'e girdi. Geri çekilirken kahraman Halit Bey, inatçı mukavemeti düşmana kayıplar verdirdi. Üç yıldan fazla bir zaman, acı ve karanlık esaret yıllarından sonra Komünist ihtilali başlayınca Rus askerleri İspirden de çekilmeye başladı. Ruslardan boşalan yeri Ermeniler almak kararında idi. Sırakonaklar'daki Ermeniler bunun hazırlığı içindeydi.
İspir erkanının hazırlıklı olması sayesinde yiğit İspirli hemşerilerimizin şüpheli şahıslar üzerinde buldukları vesikalarda: Taşnak çetelerinin başkumandanı Antrenik Paşa'nın Bayburt katliamının tamamlanmakta olduğunu ve sıranın İspir'e geldiğini bildiren Ermeni niyeti anlaşılınca, İspir Müftüsünün başkanlığındaki İspir Kurtuluş Cemiyeti’nin gayretiyle Sırakonaklar, Bayburt ve Erzurum'daki Ermenilerin İspir'de katliam yapmalarına mani olmak için halk silahlı mücadeleye sevkedildi.
Sırakonaklarda bulunan yerli ve silâhlı Ermenileri de milislerimiz çevirerek tecavüzlerine mani oldu. Bayburt Ermenileri bir defa da Yanıkköprü Boğazını yarıladıysa da öncüleri ile yapılan çarpışmadan sonra düşman ilerlemekten vazgeçti.
Erzurum'dan İspir'e, Karakaya Boğazından girmek isteyen Ermenilerle milis kuvvetlerimiz kanlı muharebeler yapmışlar ve Ermenileri bu boğazdan içeri sokmuşlardır. Ermenilerin esas maksadı Sırakonaklardaki Ermenileri kurtarmak ve İspir halkını katletmekti. Fakat düşman bu emelinde muvaffak olamamıştır.
Bu sırada 25 Şubat 1918 tarihinde Türk Ordusunun İspir'e geleceği müjdesi verildi. O günün sabahı, Yüzbaşı Ziya Bey’in başında bulunduğu süvari müfrezesi İspir'e geldi. İspir, 25 Şubat 1918 tarihinde vatan topraklarına katıldı. Ziya Bey 26 Şubatta Çamlıkaya’ya ve 27 Şubatta Sırakonaklar'a vardı. Ermenilerin Türk Ordusu önünde kaçtığını Bayburt'un ve Erzurum'un kurtuluşu ile gören ve artık tehlikenin kalmadığını anlayan kahraman İspir halkı, Sırakonaklar'daki Ermenileri esir etmek için taarruza başladı. Yapılan çarpışmadan sonra Ermeniler Yukarı Karakale Kalesi’ne sığındılar. Bu kale emniyetli ve sağlam yapılışlı
idi. Durumu tetkik eden Yüzbaşı Bey alay kumandanı Atıf Bey'den acele iki top göndermesini rica etti.

Yüzbaşı Ziya Bey,7 Mart 1918 günü kaleye top atışı ile taarruza geçilmesi emrini verdi. Açılan gediklerden içeri kuvvetlerimiz kaleye girdi. Fakat milis kuvvetlerimizden büyük sayıda şehit olmasından başka Yüzbaşı Ziya Bey ve beş askerimiz de şehit olmuştur. Az imkanlarla çok iş başarılarak işgalciler memleketimizden kovulur.